
Ozet
Bize ıslığını emanet eden İrfan Alış’ın anısına "Ne güzel değil mi sessizlik? İnsan hiçbir şey yapmayınca ne güzel oluyor; her şey susuyor, her şey duruyor. Ben de bekliyorum. Kabuk değiştirmeyi, vurmayı... Gerçek bir Muhammed Ali gibi vurabilmeyi bekliyorum." Yaşadığı dönüşümün dışına itilen kim varsa, kırılan bir camla bir gencin sıkılı yumruğu arasında saklanıyor. Toplumsal temsiliyet, ailevi teslimiyet ve bireysel özgürlük üçgeninde genç Muhammed Ali, hayatını böcek kabuklarıyla birlikte lam ve lamel arasına sıkıştırıp keşfetmeye çalışıyor. Yıkıntıların, kayıpların, vazgeçişlerin, aşkın, cesaretin ve yenilginin sessiz gardında dururken; geçim sıkıntısı, çaresizlik ve yetersizlik kroşeleriyle savruluyor. Muhammed Ali, kendini yeniden doğurmaya her yeltendiğinde kalabalığın sancısını çekip, diğerleriyle her vedalaşmasında kendi vasiyetini okuyor. Gerçek bir Muhammed Ali gibi vurmayı beklerken, ringde bambaşka bir Muhammed Ali yaratıyor ve hikâyesine atılan tüm taşları avucunda tutuyor. Teşekkürler Sancaktepe Belediyesi, Kadıköy Belediyesi, Alametifarika, Kadim Design Studio, CallArt, İlyas Ceran, Burcu Duru, Metin Bakı, Başak Tan, Cem Değirmen
Galeri








Oyuncular
Erdem Kaynarca
Sahne Arkasi
Turgay Korkmaz
Yazar / Yönetmen
Ersin Umut Güler
Süpervizör
Sinan Akcan
Dramaturg
Tuğçe Tuna
Koreograf
Yasin Gültepe
Dekor Tasarım / Işık Tasarımı
Özlem Kaya
Kostüm Tasarım
Peyk
Müzik
Emre Gülbüz
Müzik
Emre Can Sancar
Yürütücü Yapımcı
Süreyya Su
Danışman
Hira Nur Güven
Reji Asistanı
Uğurcan Ataoğlu
Afiş Tasarım
Orhan Cem Çetin
Fotoğraf
Saygın Serdaroğlu
Fotoğraf
Ulaş Beşoklar
Fotoğraf