
Liberal ekonomiyi savunan bir profesör bir erkek ile evli, kocasının her yaptığına her söylediğine hayran doçent bir kadının evinde geçen bir oyun. Seyrettiğimiz kadarıyla harika bir evliliktir onlarınki... O akşam evin yakınlarında bir yerlerde bir adam açlıktan mıdır, çocukları için midir bilinmez bir ekmek çalar ya da radyo bize böyle aktarır. Hırsız sokak sokak oyunun geçtiği eve yaklaşır. Biz de bu süreçte evliliklerinin, aralarındaki aşkın, inandıkları ve savundukları ekonomik, siyasal ve toplumsal düzenler gibi yalanlar üstüne kurulu olduğuna şahit oluruz. Hırsız yaklaştıkça kurdukları yalan çatıları birer birer yıkılmaya başlar ve kandırmak için yalan söyledikleri halktan biri olan binanın hizmetlisi Veysel Efendi'nin gelmesi ve onunla yüzleşmek zorunda kalmaları ile olaylar daha trajkomik bir hal alır. Sonrası mı? Otuz iki kısım tekmili birden; aşk, ihanet, cinayet; gel vatandaş gel...









