Tiyatroda Yapay Zeka Çağı: Sahnede Robot Oyuncular

10 Ağustos 2026
Tiyatroda Yapay Zeka

Mayıs 2026'da İstanbul'da tiyatro dünyası açısından dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Atatürk Kültür Merkezi'nin (AKM) sahnesinde, insan oyuncuların yanı sıra bir insansı robot da rol aldı.

Yapay zeka destekli humanoid robot Ceyda, "Şimdi Telefonunuza Bir Kod Gelecek" adlı oyunda insan oyuncularla aynı sahneyi paylaştı. Bu gelişme, uzun süredir teknoloji dünyasında tartışılan bir soruyu artık tiyatronun merkezine taşıdı: Tiyatroda yapay zeka çağı başladı mı? Eğer başladıysa, robot oyuncular tiyatro sanatçıları için bir tehdit mi olacak, yoksa sahne sanatlarının sınırlarını genişleten yeni bir araç mı?

Bu yazıda hem AKM'de sahnelenen "Şimdi Telefonunuza Bir Kod Gelecek" oyununa hem de dünyada tiyatro ile yapay zekanın kesişiminde yaşanan gelişmelere yakından bakıyoruz.

AKM'de Bir Dünya İlki: Robot Sahneye Çıktı

18 Mayıs 2026'da Atatürk Kültür Merkezi'nde sahnelenen "Şimdi Telefonunuza Bir Kod Gelecek", tiyatro tarihinde dikkat çekici bir deneyime imza attı. Metin Yıldız'ın yazıp yönettiği oyunda üç karakter bulunuyor. Bu karakterlerden ikisi insan, biri ise yapay zeka destekli insansı bir robot.

Ceyda isimli humanoid robotun teknolojik altyapısı LTC İnovasyon A.Ş. tarafından hazırlandı. Yönetmen Metin Yıldız, prömiyer öncesinde yaptığı açıklamada bu deneyimi bir dönüm noktası olarak değerlendirdi ve tiyatroda yeni bir çağın başladığını ifade etti.

Türkiye'nin böyle bir deneyime ev sahipliği yapması, tiyatro ve teknoloji arasındaki ilişkinin artık yalnızca teorik bir tartışma olmadığını gösteriyor. Yapay zeka, ilk kez doğrudan sahnenin merkezinde yer alan bir oyuncu olarak karşımıza çıkıyor.

Oyun Ne Anlatıyor?

"Şimdi Telefonunuza Bir Kod Gelecek", teknoloji üzerinden insan ilişkilerini sorgulayan bir hikaye anlatıyor.

Oyunun merkezinde boşandıktan sonra yalnızlaşan Vehbi bulunuyor. Bir gece kapısına gelen gizemli bir kargo, onun hayatını tamamen değiştiriyor. Kutudan çıkan humanoid robot, eski eşinin bire bir kopyası olarak karşısına çıkıyor. Böylece oyunun temel sorusu ortaya çıkıyor: "Bir insanı unutamıyorsak, onun yapay bir kopyasını sevebilir miyiz?" Oyunda Ceylan Yılmaz iki farklı karakteri canlandırıyor. Bunlardan biri gerçek Ceyda, diğeri ise robot Ceyda.

Yılmaz, robot karakteri canlandırma deneyimini "duygusuzluğun duygusunu yaşamaya çalışmak" üzerinden anlatıyor. Ona göre bu rol, oyunculuğun sınırlarını keşfetmek açısından oldukça farklı bir deneyim sunuyor. Komedi ve dram arasında ilerleyen oyun, teknolojinin insan ilişkilerini nasıl değiştirebileceğini sorgularken aynı zamanda "insan olmak" kavramının kendisini de tartışmaya açıyor.

İstanbul'daki güncel tiyatro oyunlarını ve sahne sanatları programlarını takip etmek için thehouseseat'in oyunlar sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Tiyatroda Yapay Zeka: Nerede Başladı, Nereye Gidiyor?

Yapay zekanın tiyatroya girişi aslında robot oyuncuyla başlamadı. Son yıllarda yapay zeka, tiyatronun özellikle sahne arkası süreçlerinde kullanılmaya başladı.

Işık ve Ses Kontrolü

Modern tiyatrolarda ışık ve ses sistemleri zaten büyük ölçüde dijital teknolojilerle kontrol ediliyor. Yapay zeka destekli sistemler ise sahnedeki ritmi, oyuncuların hareketlerini veya sesleri analiz ederek ışık ve ses tasarımına gerçek zamanlı olarak müdahale edebiliyor.

Metin ve Dramaturji

Yapay zeka araçları oyun yazarları ve dramaturglar tarafından fikir geliştirme, alternatif sahne taslakları oluşturma, karakter analizi ve metin üzerinde çalışma gibi süreçlerde yardımcı araç olarak kullanılabiliyor. Buradaki temel fark, yapay zekanın sanatçının yerine geçmesinden çok yaratıcı sürecin bir parçası olarak kullanılması.

Etkileşimli Seyirci Deneyimleri

Bazı deneysel yapımlarda seyircinin verdiği tepkiler veya kararlar yapay zeka sistemlerine aktarılıyor. Sistem de bu verilere göre sahnedeki karakterlerin vereceği cevapları veya oyunun belirli unsurlarını değiştirebiliyor. Bu yaklaşım, tiyatroyu her temsilinde aynı şekilde ilerleyen sabit bir yapıdan çıkarıp daha dinamik ve değişken bir deneyime dönüştürebilir. Ancak "Şimdi Telefonunuza Bir Kod Gelecek" ile birlikte yapay zeka artık yalnızca sahne arkasında değil, spot ışıklarının altında da yer almaya başladı.

Dünyada Ne Oluyor? Küresel Örnekler

Türkiye'deki bu gelişme tek başına gerçekleşmiyor. Dünyanın farklı noktalarında tiyatro ile robotik ve yapay zekayı bir araya getiren deneyler uzun süredir devam ediyor.

Japonya: Geminoid Tiyatrosu

Robotik araştırmacı Hiroshi Ishiguro tarafından geliştirilen Geminoid robotları, yıllardır insan ve robot arasındaki ilişkiyi araştıran deneysel tiyatro çalışmalarında kullanılıyor. Bu projelerde robotların insan gibi görünmesinin seyirci üzerindeki etkisi ve insanların insansı bir makineye karşı nasıl duygusal tepki verdiği araştırılıyor.

İskoçya: Improbotics

Improbotics topluluğu, yapay zeka tarafından oluşturulan replikleri insan doğaçlamasıyla birleştiriyor. Seyircinin karşısındaki performansta hangi repliğin insan tarafından üretildiğini, hangisinin yapay zeka tarafından oluşturulduğunu anlamak her zaman kolay olmuyor. Bu da doğaçlama tiyatronun doğası gereği önemli bir soru ortaya çıkarıyor: "Bir performansı değerli yapan şey onu kimin ürettiği mi, yoksa seyircide yarattığı etki mi?"

ABD: Yapay Zeka Destekli Sahne Tasarımı

ABD'de de yapay zekanın canlı tiyatro performanslarında kullanıldığı deneysel çalışmalar gerçekleştiriliyor. Örneğin 2026'da Great Barrington Public Theater'da sahnelenen iBoss adlı yapımda "Random Actor" isimli gerçek zamanlı etkileşimli bir yapay zeka tasarım aracından yararlanıldı. Bu tür sistemler sahnedeki gelişmelere göre çevre ve atmosfer unsurlarını gerçek zamanlı olarak değiştirebiliyor. Bütün bu örnekler ortak bir eğilime işaret ediyor:

Yapay zeka tiyatroda yalnızca bir araç olmaktan çıkıp performansın kendisinin parçası haline geliyor.

"Duygusuzluğun Duygusunu Oynamak": Oyuncunun Bakışı

AKM'deki oyunda Ceylan Yılmaz'ın "duygusuzluğun duygusunu" oynamaktan bahsetmesi, yapay zeka ve oyunculuk arasındaki temel farkı anlamak açısından oldukça önemli. İnsan oyunculuğunun merkezinde beden ve duygu bulunuyor. Oyuncu korkuyu, mutluluğu, acıyı, öfkeyi veya sevgiyi kendi deneyimleri üzerinden yorumluyor ve seyirciye aktarıyor. Bir robot ise bu duyguları gerçekten yaşamıyor. En azından bugün bildiğimiz anlamıyla bir robotun çocukluk anıları, kişisel deneyimleri, bedensel hafızası veya insana özgü duygusal geçmişi bulunmuyor. Ancak bu durum robotun sahnedeki etkisini ortadan kaldırmıyor.

Tam tersine, sahnede bir robotun bulunması seyircinin dikkatini farklı bir noktaya çekiyor. İzleyici bir anda şu soruları sormaya başlıyor:

  • Karşımda bir karakter mi var?
  • Bir makine mi izliyorum?
  • Bir makine karakteri oynayabilir mi?
  • Bir robotun davranışlarına duygusal anlam yükleyebilir miyim? 

Tiyatronun gücü zaten gerçek ile kurgu arasındaki sınırı bulanıklaştırmasından geliyor. Robot oyuncular ise bu sınırı daha önce hiç olmadığı kadar farklı bir noktaya taşıyor.

Tehdit Argümanı: Hangi Riskler Gerçek?

Yapay zekanın tiyatroya girmesi herkes tarafından olumlu karşılanmıyor. Tiyatro profesyonellerinin endişelerinin önemli bir kısmı iş gücü ve yaratıcı özgürlük etrafında şekilleniyor.

Oyuncuların İşlerini Kaybetme Riski

Yapay zeka destekli robotlar teknik olarak daha fazla rolü üstlenmeye başladığında özellikle tekrar eden küçük roller, arka plan oyunculukları veya kalabalık sahnelerde kullanılan oyuncular için yeni bir rekabet alanı oluşabilir. Bugün bu risk sınırlı görünse de teknolojinin gelişmesiyle birlikte tartışmanın büyümesi mümkün.

Yaratıcı Özgünlük Sorunu

Yapay zeka çok büyük miktarda metni, görüntüyü ve performansı analiz ederek yeni içerikler üretebiliyor. Ancak burada önemli bir soru ortaya çıkıyor:

  • Yapay zekanın ürettiği içerik gerçekten özgün mü?
  • Yoksa geçmişte üretilmiş eserlerin istatistiksel bir birleşimi mi?

Tiyatronun en önemli özelliklerinden biri sanatçının kişisel bakışı ve özgün sesidir. Yapay zekanın yaratıcı süreçte daha fazla yer alması bu özgünlüğün nasıl korunacağı konusunda yeni tartışmalar yaratabilir.

Seyirci Deneyiminin Metalaşması

Yapay zekanın en önemli avantajlarından biri maliyetleri düşürme ve üretimi ölçeklendirme potansiyeli. Ancak tiyatro yalnızca ekonomik verimlilik üzerinden değerlendirildiğinde farklı bir sorun ortaya çıkabilir. Daha ucuz olduğu için yapay zekanın tercih edilmesi, risk alan, deneysel veya ticari açıdan daha az kazançlı ancak sanatsal açıdan değerli projelerin geri plana itilmesine neden olabilir.

Yenilik Argümanı: Yapay Zeka Tiyatroya Ne Getirebilir?

Öte yandan yapay zekayı yalnızca bir tehdit olarak görmek de tiyatronun teknolojiyle kurduğu tarihsel ilişkiyi göz ardı etmek anlamına geliyor. Elektrik ışığından mikrofonlara, projeksiyon sistemlerinden dijital sahne tasarımına kadar pek çok teknoloji ilk ortaya çıktığında tiyatronun doğasını değiştireceği düşünülmüştü. Ancak zaman içerisinde bu teknolojiler tiyatronun araçları haline geldi. Yapay zeka için de benzer bir süreç yaşanabilir.

Yeni Dramatik Sorular

Yapay zekanın tiyatroya girmesi, daha önce anlatılması zor olan hikayeleri mümkün hale getiriyor. Bilinç nedir? Bir makine sevebilir mi? Bir insanın dijital kopyası hâlâ aynı insan mıdır? Kimlik nerede başlar ve nerede biter? "Şimdi Telefonunuza Bir Kod Gelecek" gibi yapımlar bu soruları doğrudan sahneye taşıyor.

Erişilebilirlik ve Kapsayıcılık

Yapay zekanın tiyatro açısından en önemli potansiyellerinden biri de erişilebilirlik. Otomatik altyazı, anlık çeviri, sesli betimleme ve farklı erişilebilirlik teknolojileri sayesinde tiyatro daha geniş bir izleyici kitlesine ulaşabilir. Bu açıdan yapay zeka, tiyatronun yalnızca üretim biçimini değil, seyirciyle kurduğu ilişkiyi de değiştirebilir.

Bağımsız Sanatçılar İçin Yeni Araçlar

Küçük bütçeli tiyatro toplulukları için dekor, ışık, ses ve görsel tasarım maliyetleri önemli bir yük oluşturabiliyor. Yapay zeka destekli araçlar bu süreçlerin bazılarını daha düşük maliyetle gerçekleştirmeye yardımcı olabilir. Böylece tasarruf edilen kaynaklar oyunculara, yazarlara, yönetmenlere veya doğrudan yaratıcı üretime aktarılabilir.

Deneysel Tiyatro İçin Yeni Alanlar

Yapay zeka, her temsilin farklı geliştiği oyunların önünü açabilir. Seyircinin kararlarına göre değişen hikayeler, gerçek zamanlı üretilen diyaloglar veya her gösteride farklılaşan sahne tasarımları gelecekte tiyatronun yeni biçimleri arasında yer alabilir. Bu noktada tiyatro artık yalnızca izlenen bir sanat değil, seyircinin de içinde bulunduğu dinamik bir sistem haline gelebilir.

İnsan Kalacak mı Sahnede?

Kısa cevap: Evet.En azından bugün için ve büyük ihtimalle uzun bir süre daha.

Çünkü tiyatronun temelinde insan bedeninin, sesinin ve başka bir insan karşısındaki canlı varlığının yarattığı deneyim bulunuyor. Seyircinin tiyatroya gitmesinin önemli nedenlerinden biri de tam olarak bu. Bir ekranın karşısında kayıtlı bir performans izlemek yerine, aynı mekânda başka insanlarla birlikte gerçek bir performansa tanıklık etmek. Ancak insanın sahnede kalacak olması, yapay zekanın tiyatroyu değiştirmeyeceği anlamına gelmiyor. Tam tersine, AKM'de yaşanan bu deneyim belki de daha büyük bir dönüşümün başlangıcı. Önümüzdeki yıllarda yapay zeka yalnızca robot oyuncularla değil; oyun yazımı, dramaturji, sahne tasarımı, ışık, ses, çeviri, erişilebilirlik ve seyirci deneyiminin birçok farklı noktasında tiyatronun parçası olabilir. Asıl mesele yapay zekanın tiyatroya girip girmeyeceği değil. Zaten girdi.

Şimdi asıl soru şu:

Tiyatro, yapay zekayla birlikte nasıl değişecek?

thehouseseat üzerinden tiyatro, opera, dans ve sahne sanatları dünyasındaki gelişmeleri takip edebilir, güncel oyunları keşfedebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Tiyatroda yapay zeka nasıl kullanılıyor?

Yapay zeka; ışık, ses ve sahne tasarımından metin geliştirmeye, robot oyunculuktan etkileşimli seyirci deneyimlerine kadar farklı alanlarda kullanılmaya başlanıyor.

"Şimdi Telefonunuza Bir Kod Gelecek" oyunu nerede sahnelendi?

Oyun, Mayıs 2026'da İstanbul'daki Atatürk Kültür Merkezi'nde dünya prömiyerini yaptı.

Robot oyuncular insan oyuncuların yerini alabilir mi?

Kısa vadede robotların insan oyuncuların tamamen yerini alması beklenmiyor. İnsan oyunculuğunun temelindeki bedensel deneyim, duygusal ifade ve canlı performans gibi unsurların yapay sistemler tarafından tamamen karşılanması bugün mümkün değil. Ancak robotlar ve yapay zeka yeni performans biçimleri oluşturabilir.

Dünyada yapay zeka kullanan tiyatro örnekleri var mı?

Evet. Japonya'daki Geminoid çalışmaları, İskoçya'daki Improbotics performansları ve ABD'deki deneysel yapımlar tiyatro ile yapay zekanın kesişimine yönelik dikkat çekici örnekler arasında yer alıyor.

Tiyatro ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeleri ve Türkiye'deki sahne sanatları dünyasından güncel haberleri takip etmek için thehouseseat'i ziyaret edebilirsiniz.

Paylaş