
Ozet
Birinci Perde 1900'lerin ilk yılları, kendi dünyasında yaşayan İstanbul mahallelerinden biri... Sabah saatlerinde gelip geçenin, neşelinin dertlinin uğradığı mahallenin buluşma yeri sayılan Hamdi'nin berber dükkânına kendilerine borçlu olduklarını iddia ettikleri dul bir kadını arayan iki kişi gelir. Bunlar, halı tüccarı Acem Nukud ile fırıncı Laz Dursun'dur. Dükkânın haylaz çırağı Naci, sevimli ihtiyar Mustafendi, mahallenin zengini Haydar, berber Hamdi bir türlü Dursun ve Nukud ile anlaşamaz, aradıkları kadının adını sanını öğrenemezler. İki kafadar geldikleri gibi çıkarken Haydar da mahallenin selameti, namusun garantisi için kadınların yalnız yaşamamaları gerektiğine dair şarkısını söyler. Haydar böyle söyler ama diğerleri onun bu düşüncelerine katılmamaktadırlar. Zaman değişmekte, yaşam yenilenmektedir. Tam bu sırada çingenelerin girmesiyle atmosfer bir anda neşeli, canlı bir tona bürünür. Bunlar, bohçacılık yapan, aynı zamanda da fal bakarak geçimlerini sağlamaya çalışan Nigar, kızı Letafet, kalfası Şetaret, bahtsız besleme Nefaset ve dilsiz Ülfet'tir. Sokağın kalabalıklaşmaya başladığı bir saattir. Geleceği öğrenmek merakıyla fal baktırmak isteyenler toplanırlar. Mahalleli, kendilerine pek benzemeyen bu kadınlara karşı dikkatli, kuşkulu yaklaşır ama bohçanın içindeki danteller de avuçlardan okunan gelecek de merak uyandırıcı olduğundan sıcak, samimi bir ortam oluşur. Bu samimi atmosferde gözgöze gelen Hamdi ve Nigar birbirlerini fark ederler, birbirlerini hemen hatırlarlar. Öte yanda Haydar da Nigar'ı görmüş, yıllar öncesinden tanıdığı birisine benzetmiştir. Kızların gitme vakti geldiğinde Şetaret kalfa 'damda biri var' diyerek mahallelinin dikkatini başka yöne çekince kızlar bir anda renkli çarşaflara bürünürler. Bu sırada Nigar'ın kızı Letafet ile Haydar'ın oğlu Hüsrev de birbirlerini görmüş ve etkilenmişlerdir. Herkes, mahalleye yeni taşınan bu kadınların kim olduğunu merak etmektedir. Aynı gece, berber dükkânının karşısındaki evde Nigar, yalnız bir kadının yaşamının zorlukları üzerine kızlara nasihatlerde bulunmaktadır. Bir konağa besleme verilmesiyle başlayan hikâyesini bir şarkıyla anlatır. Uyku vakti gelip herkes odasına çekilince Letafet, Şetaret ile, sokağın karşısındaki berber dükkânında da Hüsrev, Hamdi ile dertleşirler. Genç âşıkların duyguları aynı şarkıda birleşir. Sahnenin sonunda çırağı Nuri ile dertleşen Hamdi de bir umut kendisine uygun bir hayat arkadaşı, bir aşk beklemektedir. Gece yarısını geçip, mahallede el ayak çekilince Haydar usulca Nigar'ın evinin kapısına gelir. Mahalleye yeni taşınan bu kadınlardan birinin, yıllar önce kendi konağına besleme olarak verilen Nigar olduğundan kuşkulanmıştır. Nigar, bu sorguya sinirlenir, Haydar'ın karşısına dikilerek aradığı kişinin kendisi olduğunu açıklar. Haydar, Nigar'ın kim olduğu ve ona yaptıkları ortaya çıkarsa mahalledeki imajının sarsılmasından korktuğu için onları bu mahalleden gitmeleri için uyarır. Ancak Nigar eski korkak küçük kız değildir. Şimdi yeni taşındıkları bu mahallede tesadüfen karşısına çıkan Haydar'ı herkese rezil etme, intikam alma zamanıdır. Cilveyle Haydar'ı içeri davet eder, kızların da yardımıyla onu iç çamaşırlarına kadar soyup sokağa atar. Gece yarısı sokak ortasında kalan Haydar neye uğradığını şaşırmıştır. Tam bu sırada gelen Hamdi'den yardım ister ve giysilerini geri alması durumunda, giysilerinin ceplerindeki kıymetli eşyaları ona vereceğini bildirir. İşin ucunda karlı çıkmak, aynı zamanda da Nigar'ı görmek umudu olan Hamdi karşı evin kapısını çalar. Fakat o da bu saatte pek de iyi niyetli olmayarak bu kadınların evinin kapısını çalmanın cezasını çekecektir. Bir kaç dakika içinde Hamdi de aynı vaziyette kendisini Haydar'ın yanında bulur. Bu sırada sokağa giren kabadayı Rumelili'nin de başına aynı şey gelir. Nukud ve Dursun ise bu manzara karşısında Haydar, Hamdi ve Rumelili'yi sinirlendirmekten başka bir şey yapmazlar. Meseleyi çözecek kişi, Nuri'dir. Nuri'ye kapıyı açan güzeller güzeli dilsiz Ülfet, sessizce dışarı çıkar, giysilerin içindeki kıymetli eşyaları Nuri'nin avucuna bırakır ve kaçarcasına eve girer. Nuri, büyülenmiş gibi kıza ve eline tutuşturduklarına bakakalmıştır. Nuri anlar ki kız bu değerli şeyler gibi gönlünü de ona vermiştir. Nuri, aşkının karşılıksız olmadığını görmenin heyecanıyla naralar atıp tüm mahalleyi uyandırır. Birinci perde, mahallelinin meydana toplanmasıyla sona erer. İkinci Perde Bir ay sonra Küçüksu'da bir öğleden sonra... Letafet ile Hüsrev, oğlunun peşine düşen Haydar ve Letafet'in peşinden gelen Şetaret kalfa aynı şarkıda buluşur, gençler aşkın güzelliğinden, diğerleri de bu aşkın imkânsızlığından söz ederler. Yalnız kaldıklarında Hüsrev, bir arkadaşı ile plan yaptığını, Letafet'i kaçırağını söyler. Gece yarısı üç kez köpek uluması, üç kez baykuş ötüşünden sonra bohçasını hazırlayıp çıkmasını söyler. Mahallede ise sakin bir öğleden sonra... Hamdi'nin dükkânına telaş içinde önce Haydar, ardından da Nukud ile Dursun gelirler. Hala aradıkları dul kadını bulamamışlardır. Yine anlaşamazlar, anlaşılamazlar... Haydar, oğlunun Nigar'ın kızına âşık olduğunu öğrenmiş, öfke içindedir. Mahallede de başlarında bir erkek olmadan yaşayan bu kadınlar hakkında merak artmakta, çeşitli dedikodular çıkarılmaktadır. Tüm olanlara inat Nigar ve kızlar hayaller kurarak mahalledeki yaşamlarını sürdürürler. Hepsinin zor yaşamları, hayatta kalmaya dair bir öyküsü vardır. Şetaret de acıklı hikâyesini bir şarkı ile anlatır. Zaman geceyarısını bulup da mahallede el ayak çekilince dükkânında düşüncelere dalan Hamdi'nin yanına Nigar gelir. Birbirlerini çok eskiden beri tanıdıkları, içten içe sevdalı oldukları, ama hayatın onları başka rüzgârlara savurduğu anlaşılır. Şimdi Nigar, sevdalı olduğunu öğrendiği kızı için endişelenmektedir. Annelik üzerine bir şarkıyla duygularını açıklar. Olacakları zaman gösterecektir belli ki. Nigar evine girer girmez Dursun ile Nukud gelirler ve Nigar'ın kapısını çalarlar. Belli ki pek iyi niyetli değildirler ve dul bir kadın olduğunu bildikleri Nigar'dan 'başka usul' tahsilât isterler! Sabrı taşan Nigar kızlarla birlikte önce Nukud ile Dursun'u, ardından aklı Nigar'da kalan Haydar'ı eve alır, onlara sofra kurup eğlendirecekleri numarasıyla rakılarına ilaç koyup uyutur, ardından da iç çamaşırlarıyla sokağın ortasına bırakırlar, üzerlerine de bir çarşaf örterler. Hemen ardından Letafet'i kaçırmaya gelen Hüsrev ve fikrini değiştiren Letafet ve konuya karışan mahallelinin gürültülü bağırış ve konuşmalarıyla tüm mahalle uyanır. Gençlerin kavuşmaları ile mutlu sona ulaşılır ama Haydar cezasını bulmuş, mahalleli gözünde küçük düşmüştür. Neşeli bir ibretlik şarkı ile perde kapanır.
Galeri




Oyuncular

S. Kırgız Deneme
Kanlı Nigar

Gül Seçkin
Kanlı Nigar

F. Huriye Apaydın
Solist / Şetaret

Sema Özer
Solist / Şetaret

Şule Başkaynak Bengier
Solist / Letafet

Olça Bora
Solist / Letafet

Filiz Şamiloğlu
Solist / Nefaset

Güzin Yıldız
Solist / Nefaset

Serap Armağan
Solist / Ülfet

Lara Türkoğlu
Solist / Ülfet

K. Okan Başel
Solist / Hamdi

M. Semih Bayrakdarlar
Solist / Hamdi

Yağmur Bayrakdarlar
Solist / Naci

Y. Emre Pekşen
Solist / Naci

Gürhan Gürgen
Solist / Haydar

Mithat Karakelle
Solist / Haydar

Murat Beşik
Solist / Mustafendi

Y. Barış Çark
Solist / Hüsrev

Ç. Onur Öner
Solist / Hüsrev

Cem Buğdaycı
Solist / Rumelili

Erdal Şen
Solist / Rumelili

Emre Akkuş
Solist / Laz

Fatih Kayhan
Solist / Laz

Levent Akev
Solist / Acem

Mahir Kat
Solist / Acem

İpek Böler
Solist / Meraklı Komşu Teyze

Hülya Günay
Solist / Meraklı Komşu Teyze
Sahne Arkasi

Özlem Belkıs
Yazar

Haldun Özörten
Yönetmen

Özgür Usta
Dekor Tasarım

Nursun Ünlü
Kostüm Tasarım

M. Yeşim Oktar
Koreograf / Asistan

Fuat Gök
Işık Tasarımı

Bülent Arslan
Işık Tasarımı

E. Burak Şatana
Orkestra Şefi

Lyubomira Aleksandrova
Koro Şefi

Yaman Dikener
Korrepetitör / Koro Piyanisti

Ongun Kula
Korrepetitör

Aylin Özuğur
Korrepetitör

Malahat İsmayılova
Korrepetitör

Hande Uçar
Koro Piyanisti

Gülce Çelik Erdoğan
Yönetmen Yardımcısı

A. Buğra Güven
Yönetmen Yardımcısı / Kondüvit

Şükrü Yapıcı
Yönetmen Yardımcısı

Z. Burcu Altınel
Suflöz