
Ozet
“Her zaman yalnızız. Asla tek başımıza değiliz. Bir arkadaş grubunun ortasında bile, ayrıksı hissetmekten kaçamıyoruz; kilitli ve ışıksız bir odada bile, kendimizi dışarıda devam etmekte olan hayattan koparamıyoruz. Bazı istisnalar var: sevgi ve ulvi birleşme anları; veya mutlak yalnızlığa ya da deliliğe uçtuğumuz zamanlar. Ama çoğunlukla, bu ikileme alışıyoruz. Hayatımızdaki çelişkiler yumağınının üstünü umursamazlıkla örtüyoruz. Çelişkiler orada kalıyor; görülmeden, duyulmadan, iyileşmeden.” L.M.Schulman Kusursuz işlediği izlenimi veren bir dünyada, bu kusursuz çarkta ilerleyememek, takılmak, yaralanmak neleri getirir? Zeminini kaybeden bir insan bu sistemde nasıl varolur, var olabilir mi? Hayatın belkemiğinde duran aile, arkadaşlık, aşk, iş gibi kavramlarla istenilen bağı kuramamak nasıl bir histir? Ve bu zemin bir kere kaydığında, insan bir kere çevresini saran bu simülasyona yabancılaştığında, hayatı nasıl şekillenir, hayatı algılayışı nasıl değişir? Depersona, bu soruların cevaplarının sahnede aranmasıyla ortaya çıkmış bir araştırma projesi. Tiyatroya özgü olan unsurların bu araştırma için çok doğru araçlar olabileceğine olan inançla, çağdaş yabancılaşma kavramını bir tiyatro yapısı olarak kurgularken, klasik dramatik çatı ve aksiyon çizgisi kavramlarından ziyade, sahne kompozisyonuna ve fiziksel eylemlere odaklanıyor.
Galeri

Oyuncular

Altay İcimsoy

Ceren Sarp

Meltem Gürlevik

Zuhal Güreli
Sahne Arkasi

Hazar Sayar
Uyarlayan / Yönetmen

Ozan Ömer Akgül
Dramaturg

Nursev Demirbaş
Sahne Tasarım

Hasan Demir
Işık Tasarımı

Ege Yorulmaz
Afiş Tasarım